9 Ağustos 2012 Perşembe

RAMAZAN GELDİ..............

Müslümanlar için hayırlı olan Ramazan ayı geldi ve hatta bitmek üzere. Yine ekranları klasik ramazan geyikleri sardı. Artık illallah ettiğim için pek bakmıyorum bile medyanın bu ramazan şakşakcılığına. Ama kendimi Allah'ın varlığına ve Muhammed'in peygamberliğine iman etmiş bir kadın olarak şikayetçi olduğum ve her daim karşısında durduğum empoze edilmeye çalışılan din anlayışı hakkında güzel bir yazı...


http://www.adilmedya.com/dunyayi-da-ahireti-de-kadina-dar-ediyorlar-h31865.haber





Dünyayı da Ahireti de
Kadına 'Dar' Ediyorlar



Paylaş
07.08.2012 / 13:09
   


İslamiyet’te kadının yeri hep tartışılagelmiştir. 
Başörtülü bir kadınsanız gittiğiniz her ortamda 
‘kadının İslamiyet’teki yeri’ sorularıyla sıkça karşılaşır, 
bu konuda köşeye sıkıştırılmaya çalışılırsınız.
 Benim de en sık karşılaştığım sorulardan biridir.
Son günlerde de sosyal medyada bir ilahiyatçının ‘Ahirette Seks Hayatı’ 
başlıklı yazısı tekrar tartışılınca ilk yazımı 
erkek egemen din anlayışı üzerine yazmaya karar verdim.
 Aslında İslam’ın yumuşak karnı gibi gösterilen ‘kadın’ konusu
 İslamiyet’in kendisinden kaynaklı bir sorun değil; 
dinin erkek egemen bir bakışla yorumlanmasından kaynaklı bir sorundur.
Öyle din adamlarının öyle yazılarını okuyoruz ki; 
o yazılara bakarak; bir kadının Müslüman olmayı
 tercih etmesi aptallıktır demenin eşiğine geliyoruz.
Şimdi değerli bir ilahiyatçımızın (!) kitabından alıntıladığımız
 bir paragrafta erkek zihniyetin 
cennet tasavvuruna (fantezisine) bakalım.
“Cennettekilerin en alt derecesine günde 72 kadın verilecektir. 
Tam mümin ise 100 bakire ile cinsi münasebette bulunacaktır.
 Erkekler hem karısıyla hem de hurileriyle 
sabahtan akşama kadar sürekli cima (seks) yapabilecektir. 
Kadın 5 erkek isteyemeyecek sadece 1 erkek isteyecek......”
Çok ürkütücü değil mi? Kapitalist sistem nasıl ki
 seksi bir kadın eşliğinde pazarladığı otomobili 
erkek için daha çekici kılmaya çalışıyorsa; 
Müslüman din adamları da, dini erkeklere 
anlatırken bunun gibi bir pazarlama taktiği 
kullanarak dini onlar için çekici kılmaya çalışıyorlar.
 Resmen kadınlar üzerinden pazarlanan bir dinle karşı karşıya kalıyoruz.
Erkek din adamlarının kadın algısını özellikle
 bu paragraftaki cennet tasavvuru üzerinden 
irdelemek istedim çünkü; cennet tasavvurunda 
bile kadına biçtiği değer bir seks objesi olmaktan 
öteye gitmeyen bu zihniyetin bu dünyada kadına
 biçtiği rol de tabi ki  eşitlikçi bir temele oturmayacaktır.
Öte dünyayı bir seks cenneti olarak tasavvur eden
 bir zihniyet bu dünyaya nasıl bir düzen getirmeyi düşünebilir ki?
 Erkeklere sabahtan akşama kadar özgürce sevişebileceği
 kadınlar vaad ederek kandırmaya çalışan bir din anlatılıyor bize.
 Böyle anlatılan bir din ciddiye alınabilir mi ki? 
Dünyaya adaleti, eşitliği getirmek için gönderilen bir din
 nasıl oluyor da dünyayı ve ahireti seks ikilemine sıkıştıran
 bir dine dönüşüyor bu insanların zihninde! 
Cennette sevişeceği sayısız kadının hayaliyle 
heyecanlanan erkekler bu dünyada da başka dert edinebilir mi?
Ödül olarak kendisine kadın-lar vaad edilen erkek,
 kadını kendisine denk görebilir mi?
Kadını hep ikinci sınıf olarak gören zihniyet,
 tasvir ettiği bu “Seks Cenneti”nde bile kendisini 
70-100 kadınla ödüllendirirken  kadına ise bir 
erkekten fazlasını reva görmüyor... 
Ödül sayılarının dengesizliğine bakarak da 
erkeği kadından kaç kat üstün gördüklerini 
anlayabiliriz.  Bu zihniyete göre 
1 erkek en az 72 kat üstündür bir kadından.
Her bakımdan erkeğe hitap eden, erkeğin egosunu okşayan, 
erkeğin arzularına göre şekillendirilen bir dine dönüştürülüyor İslam.
 Hem bu dünyayı hem de ahireti kadına 
dar eden erkeklerin anlattığı bu dini (!) hangi kadının kalbi kabul eder!
Böyle bir din anlayışının ortaya çıkmasının başlıca nedeni;
 dinin hep erkekler tarafından yorumlanıp anlatılması ve
 bütün tefsirlerin, fıkıh kitaplarının erkekler tarafından yazılmasıdır 
diye düşünüyorum. Düşünün ki kadınlara
 özel halleri anlatan kadın ilmihalleri bile erkekler tarafından yazılıyor.
İmam Hatip’lerden mezun olan,
 İlahiyat Fakülteleri’nde okuyan kızlara ne oldu? 
Erkekler imam olabildi, hatip olabildi,
 Diyanet İşleri Başkanı olup fetva makamının 
en üst düzeyine çıkabildi de aynı eğitimi alan kadınlar ne oldu? 
Neredeler bu kadınlar? Bu kadınların sesini neden hiç duymuyoruz?
Özellikle Ramazan dolayısıyla her TV kanalında 
bir erkek din adamı çıkıp bize dinimizi anlatıyor ve
 bu programların izleyici kitlesinin çoğunluğunu da kadınlar oluşturuyor. 
Bu televizyonlarda neden dini anlatan kadın
 ilahiyatçılara yer verilmiyor? 
Neden dinimizi sadece erkeklerden öğreniyoruz?
Acaba kadınlar tefsir –meal yazmış olsaydı kadının
 İslam’da gösterilmeye çalışılan şüpheli konumu aynı olur muydu? Hiç sanmıyorum.
Kadının bu ülkede bir söz söylemesinin
 ne kadar zor olduğunu  biliyorum. Hele ki söz söyleyeceği
 konu din ise bu çok daha zor. Erkekler tarafından 
ele geçirilen din adamlığı statüsü
 (ki din adamlığı diye bir şeye de inanmıyorum bu ayrı konu) 
günümüzde en katı kast sınıfını oluşturuyor. 
Erkeklerin borusunun en güçlü öttüğü
 bu sınıfa kadınların girmesi neredeyse imkansız gibi. 
Bu ülkede bir kadın zor olsa da , iş dünyasında, siyaset, 
sporda erkeğin çalıştığı alanların 
hemen hepsinde var olmayı başarırken, 
din alanında var olması Kur’an kursu hocalığından öteye geçemiyor. 
Sanırım bu ülkede kadının başbakan olması bile 
din adamı olmasından daha kolaydır .
Dini, kadın üzerindeki iktidarlarını pekiştirmek için kullanan
 erkek din adamları kolay kolay bu alana
 kadınları almayacakları gibi kadınlar da 
bu alana girmeye kolay kolay cesaret edemeyeceklerdir. 
Din konusunda kadının bir söz söylemesi gerçekten cesaret ister,
  zira bir kadın bilir ki dini konularda 
erkeğin hoşuna gitmeyecek söz söylemenin bedeli ağırdır. 
Bu bedel kimi zaman erkek din adamları tarafından 
neredeyse aforoz edilmeye gider.
 İstenmeyen üzeri örtülmeye çalışılan gerçekleri 
dile getirmeye kalkışan kadın sapkınlıkla itham edilir, değersizleştirilir...
veya bir Gonca Kuriş gibi söylediklerinin bedelini hayatıyla ödeyebilir. 
Bu durumun farkında olan kadınlar eğitimini alsalar 
ve dini konularda erkekler kadar yetkin olsalar dahi 
bu alanda mücadeleye girmeyi göze alamıyorlar. 
Sadece erkeklerin yazdığı tefsirlerle neredeyse 
erkeklerin dini haline getirilen İslamiyet’i ancak 
kadınların yazacağı tefsirler bu erkek bakışından kurtarabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder